Pages

26 Haziran 2010 Cumartesi

Hosgelmiş aramıza minik Ela’mız..

Evet başlıktan da anlaşıldığı üzere , büyük ailemize yeni bir fert daha eklendi... Atakan abim ve Ninanın minik bebişi Ela dün aramıza katıldı.. Ben de bugün hala(!)sı olarak bebişimizi görmeye gittim..

Bebekler ne kadar mücizevi şeyler değil mi? Dünyaya gelmeleri, bakışları, çevresinde olup biteni anlamaya çalışmaları.. O kadar ufaklar ki kimbilir dünya ne kadar büyük geliyordur onlara..

Ela’cık da bugün dünyaya öyle garip bakıyordu işte.. Soluduğu havaya alışmaya çalışıyordu.. Zaman zaman ağlıyordu ama sadece açlıktan :) Ama ben hayatımda böyle uysal ağlayan bir bebek daha görmedim.. ( Nazar değmesin tabi boncuk gözlüme ) Öyle içlene içlene ağlıyordu ki sanırsın koca kız gururuna yediremiyor ağlamayı da gizli gizli ağlıyordu :) Tatlı şey .. Kocaman kocaman kokladım bugün onu.. Mis gibi kokuyor, süt gibi..

Atakan abim kuzenlerim arasında ilk bebek sahibi olan oldu :) Artık darısı diğerlerinin de başına.. Henüz yaşamadım tabi ama sanırım dünyanın en güzel duygusudur yaşadıkları.. Boncukum , minikim , bebikim , tatlıcık Ela’mız.. Hosgeldin kocaman ailemize…

Nazar değmesin boncuğumuza ;))

23 Haziran 2010 Çarşamba

Anne ben stajyer oldum..

Ben kendi başıma başvurdum , Turkcell Paf sınavına girdim sonra da Turkcell Grup şirketlerinden Superonline’a stajyer olarak kabul edildim… Evet evet ben yaptım.. :) Mutluluğumu kelimelerle falan ifade edemem herhalde .. Yüzümde kocaman bir gülümsemeyle dolaşıp duruyorum..

Evime gidemeyecek olmak üzüyor beni aslında ya da yazlığımızın terasında oturup manzaraya bakıp dinlenmek ,sonra kumsala inip denize girmek, güneşlenmek ,kitap okumak, voleybol oynamak.. Böyle söyleyince de insanın içine oturmuyor da değil hani :) Ama bunları yapmam gerekiyor bunun da farkındayım. Bundan sonrasını zaman göstericek bakalım 1 Temmuz itibari ile beni yoğun bir tempo bekliyor.. Hem kurs hem staj çok yorucu olacak farkındayım ama zaten hayat yorucu değil mi :)

Hadi bakalım kolay gelsin bir acayip zor yarış :)

16 Haziran 2010 Çarşamba

Bir heyecan sardı dört bir yanımı..

Başlığım şuan ki ruh halimi daha iyi anlatamaz sanırım.. Gerçekten heyecandan yerimde bile duramıyorum.. Bundan yaklaşık bir buçuk ay önce Turkcell PAF ‘ın sınavına girmiştim , ve o zamandan beri haber bekliyorum.. Ve işte o gün dündü , en sonunda beklediğim telefon geldi .. :) Superonline (Turkcell Grup şirketlerinden yalnızca birisi) tarafından bugün saat 11:30 a staj görüşmesine çağırıldım.. Görüşme tahmin ettiğimden çok ama çok daha güzel geçti ve eğer herhangi bir değişiklik olmazsa 1 Temmuz itibari ile bende stajyer olarak da olsa çalışan ve para kazanan bir birey olacağım :) Hadi bakalım Pazartesi kesin haber gelecek..Ailem benimle gurur duyuyor, Çünkü artık kendi ayaklarımın üstünde duruyorum..İçim buruk biraz onlardan biraz daha ayrı kalma düşüncesiyle..Ama biliyorum onlar da mutlular benim adıma..Hala kalbim atıyor.. Heyecanlıyım.. Ama sanırım en önemlisi MUTLUYUM !

12 Haziran 2010 Cumartesi

O değilde 3.Sınıf da bitti..

Üniversiteye ilk geldiğim günü hatırlıyorum.. Gerçi nasıl unutabilirim ki.. Tanımadığım insanlarla , bilmediğim bir hayata başlamıştım.. Okulun açılmadan önceki gün ailemin beni yurda bıraktığı an.. Benim odamı gördüğümdeki şok halim, annemleri uğurladıktan hemen sonra yurt merdivenine çöküp ağlamam.. Ve yeni odamda Selin’le geçirdiğimiz ilk gece .. Şimdi düşününce ne kadar tuhaf geliyor o zamanki ruh halim.. Sonra yeni arkadaşlar yeni ortamlar vs..İlk hafta zar zor geçmişti Ereğli’ye dönmek için can atıyordum resmen.. Sonra İşletme Kulübü ve onun güzel insanlarıyla tanıştım.. Hayatıma dann diye girip beni o bunalım halinden , alışmak korkusundan kurtarmıştı bir anda.. Şuan da ve tabiki de bundan sonra hep hayatımda olmasını istediğim mükemmel dostlukları verdi bana.. Üniversiteye alışmam ve üniversiteli olmam da bana en büyük emeği geçen şeydir İşletme Kulübü sanırım.. Bu yüzden onun hakkını ödeyemem asla :)

Ve tabi ki İK yla birlikte hayatıma giren “birisi” var.. Bana hem hayatı öğreten , benim şuan ki olgunluğuma yardımcı olan ve şu 3 yıl boyunca her anımda yanımda olan.. Onsuz ben, gerçekten ben olamazdım sanırım… İyli varsın..

Şimdi oturup düşünüyoruz Gizem’le nasıl geçti bu koskoca 3 yıl diye.. Her sene dostalrımızın keplerini havada görmeye o kadar alışmıştık ki , seneye havalanan keplerin bizimkiler olacağı gerçeğine inanmak istemiyoruz sanırım.. Büyüdüğümüzü kabullenmek herhalde bize asıl zor gelen.. Hayatın yükünü yavaş yavaş omzumuzda hissetmek.. Dünya gerçekleriyle burun buruna gelmek.. Mezun ol, iş bul, çalış, çalış vs vs…

Zaman bize ne gösterecek ya da 1 yıl sonra bu zaman bizi neler bekliyor olacak bilmiyoruz.. Ama bildiğim bir şey var Üniversite şu 20 yıllık hayatımda başıma gelebilecek en güzel ve beni büyüten en önemli şey sanırım.. Artık gerisini de bekleyip göreceğiz…

6 Haziran 2010 Pazar

Bir Büyükada günü ..

İsletme Kulübü benim evimdir.. O evdeki her insan da benim için ayrı ayrı çok değerlidir.. Ve tabi ki o güzel insanlarla yaptığım her faaliyette benim için çok ama çok özeldir..İşte bu cumartesi gününü de böyle güzel bir ada pikniğiyle değerlendirmiş olduk .. Çok da güzel oldu pek de güzel oldu..

Sabah 08:45 vapuruyla ada yolculuğumuz başladı.. 1 buçuk saatlik bir yolculuğun ardından Büyükada’da alışverişimizi yapıp piknik alanımıza yerleştik.. Hafif bir kahvaltı yapmaya çalışsakta gizem ve özge sağolsun bize bütün kahvaltılıkları bitirme misyonu benimsettiği için biraz tıka basa yemiş olduk :) Daha bunun mangalı var ama değil mi ? :)

Sonuç olarak bu kahvaltıyı eritmek için tepinmek , hoplamak, zıplamak gerekliydi.. Bizde bu olayı voleybol, bisiklet ve çeşitli aktivitelerle gerçekleştirmeye çalıştık .. Eğlendikte tabii.. Ben gerçi bu aktivitelerden biraz uzakta kalıp Barış’ın makinesiyle objektifime takılan her güzel anı yakalama telaşındaydım :) Belki de ben daha çok eğlendim.. Aktivitelerin ardından mangal olayına girişildi tabi.. En zevkli kısmı bu herhalde pikniklerin .. Neyse güzel bir mangalın ardından fazlasıyla doymuş halde bir daha voleybol olayına girildi.. Ayaklarımız, üstümüz başımız tostoprak olana kadar oynadık .. Tabi artık toparlanma vakti de gelmiş oldu bir yerden sonra .. Hava da biraz biraz soğuyup yağmur sinyalleri vermeye başlamıştı.. Günün sonunda Kahve Dünyasında oturup birer kahve içip soluğu 20:00 vapurunda aldık.. Ve vapura bindiğimiz anda sağanak yağmur başladı.. Artık şans mıdır , değil midir bilinmez ama günün sonu bizim için biraz ıslak bitmiş oldu.. Dağıldığımızda herkesin yüzünde tatlı bir tebessüm , ama yorgunluk sebebiyle de gözlerde hafiften bir bayılma söz konusuydu ama her şeye rağmen çok ama çok güzel bir gündü..

İK ile her günüm böyle güzel böyle özel benim için.. Seneye ada günlüğünde görüşürüz artık dostlar.. :)

Severim foto çekmeyi, çektirmeyi..






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...